Bahçeşehir
Bahçeşehir Gazetesi
Bahçeşehir Emlak Toplu Konut Bölgesi, Boğazköy, Esenkent, Şelale Evleri, Ardıçlı Göl Evler, Vaditepe, Ispartakule Bilgi Paylaşım ve Haberleşme Ortamıdır.
Bahçeşehir Boğazköy
Bahçeşehir Kroki Plan
Bahçeşehir Nerede?
Nöbetçi Eczaneler
Bahçeşehir, Boğazköy,
Ispartakule, Esenkent
HABERLER
Haberler Ana Sayfa

Mortgage Artık Hayatımızda...

MORTGAGE HABERLERİ

MORTGAGE YASASI NE GETİRİYOR?
* Uzun vadeli taksitlerle ev sahibi olma koşulları düzenleniyor.
* İstenilen her ev alınamayacak. Deprem yönetmeliğine uygun yapılmış ve iskan alınmış konutlar mortgage sistemi için uygun olacak.
* Kredi verenlerin müteahhitlerle birlikte düzenledikleri kampanyalarda evin teslim edilmemesi ve evdeki ayıplar karşısında tüketiciye karşı müteahhit ile birlikte olan sorumluluğu, teslim tarihinden itibaren 1 yıl ve verdiği kredi miktarı ile sınırlı olacak.
* Halen konut kredilerinden yapılan Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) kesintisi olmayacak.
* Tüketici kredi kullanırken, sabit veya değişken faizi tercih edebilecek.
* Borcunu erken kapatmak isteyene ana para üzerinden yüzde 2 oranında erken kapatma cezası uygulanacak.
* Banka, 2 ay kredi taksitini ödeyemeyenin evini satma hakkına sahip olacak.
* Kendi arsasına konut yapacak olanlar da sistemden yararlanabilecek.
* Mevcut konut kredilerinden yararlananlar, yasa çıktıktan sonra 3 ay içinde itiraz etmezlerse mortgage sistemine dahil edilecekler.
* Konut kredisi alan kişilerin hayat sigortası yaptırması zorunlu tutulacak.
* Kredi alan kişilerin vefat etmesi durumunda vefat edenin yakınları sisteme devam etmek zorunda olmayacak.

Referans / Kenan Şanlı

* * * * *

SPK: KONUTTA VERGİ İNDİRİMİ FAYDALI OLABİLİR
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığı'na vekâleten eden İkinci Başkan Turan Erol, ipoteğe dayalı konut finansman sistemindeki (mortgage) 'faiz ödemelerine vergi indirimi'ne ilişkin kararın Parlamento'ya ait olduğunu vurguladı.
Turan Erol, kurumsal altyapının güçlendirilmesi için vergi indiriminin faydalı olabileceğine de işaret etti. Erol, yeni yasayla gelecek sistemle birlikte, düşük tapu harcı, düşük KDV ve satıcının konut bedelini düşük göstermesi gibi durumların önüne geçileceği için uzun vadede Maliye ayağında gelir artışı olabileceğine dikkat çekti. Tasarının yasalaşması durumunda bir faiz düşüşü beklediklerini söyleyen Erol, "Ama bu piyasa koşullarında cereyan edeceği için talep tarafını da dikkate almak gerek" diye konuştu.

İKİNCİ EL PİYASALARI ÖNEMLİ
Turan Erol, mortgage sisteminin sermaye piyasaları ayağında en önemli konunun ikinci el piyasaların oluşması olduğunu vurguladı. Tasarıyla gelen en önemli yeniliğin uzun vadeli fon yaratmaya yönelik olduğuna işaret eden Erol, "Şu anda da konut kredisi veriliyor, ancak banka alacağının tamamını tahsil için vade sonuna kadar bekliyor. Yeni sistemde bankalar verdikleri kredilerden doğan alacaklarını ikinci el piyasalarında satarak likit hale gelebilecekler" diye konuştu.
Bu durumun sonucunda sisteme bugüne kadar girmemiş yeni fonların dahil olacağını anlatan Turan Erol, uzun vadeli yatırım ihtiyacı olan emeklilik fonları ile kurumsal yatırımcıların bu piyasaya ilgi göstereceğini kaydetti. Kurumsal altyapı konusunda ise tapu sicil kayıtlarından konutların kalitesine birçok alanda iyileşme yaşanacağını anlatan Turan Erol, yeni düzenlemelerin sisteme güven kazandıracağını da söyledi.

VATANDAŞA DEVLET GARANTİSİ YOK
Bu arada, ipoteğe dayalı konut finansistemi mortgage konusunda vatandaşları da uyaran SPK Başkanvekili Turan Erol, "Bu sistemi merakla bekleyen vatandaşlar şunu bilsin ki, bu sistem devlet garantisi ve sübvansiyonla çalışan bir sistem değildir. Sistem iyi işlediği zaman piyasa koşullarındaki iyileşmeden vatandaş da istifade edecek" diye konuştu.

Radikal Gazetesi


* * * * *

MORTGAGE VATANDAŞA DEĞİL FİNANS KESİMİNE YARIYOR

İnşaat Mühendisleri Odası basın aracılığıyla milletvekillerine çağrıda bulunarak bu hafta TBMM'ye getirilecek olan "Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Tasarısı"nın onaylanmamasını istedi. İMO, AKP Hükümetinin halkın konut ihtiyacını karşılamayı değil, finans sisteminin sorunlarını çözmek istediğini belirtti. Her isteyenin ev sahibi olacağı gibi bir yanılsama yaratıldığını ifade eden İnşaat Mühendisleri Odası açıklamasında "Konut fiyatlarının ucuzlayacağı, faiz oranlarının aşağıya ineceği yönündeki beklenti büyük hayal kırıklığına yol açacaktır. Yasanın, sadece banka faizini karşılayabilecek olanlara kolay kredi sağlamak dışında bir sonucu yoktur" denildi.

İnşaat Mühendisleri Odası, 'yasayı onaylamayın' çağrısını şu gerekçelere dayandırdı:

* Halkın konut talebini karşılamayacak, sadece arzı artıracaktır.
* Finans kuruluşlarının getiri ve gelir uyumuna göre düzenlenmiştir.
* Risk yönetimini finans kuruluşları lehine, faiz ve dövize endeksli olarak belirlemiştir.
* Teminat havuzu güvencesini finans kuruluşları lehine düzenlemiştir. Tüketicinin havuzdan hiçbir çıkarı yoktur.
* Sermaye piyasası ve aracılar için güvence sağlamakta, tüketiciyi korumamaktadır.
* Depreme karşı güvenli yapı sorununu çözmekten uzaktır. Çünkü asli amacı bu değildir. Güvenli yapı proje-tasarım-imalat ve denetim süreçleri sonunda oluşmaktadır.
* Fon maliyetlerini azaltarak sermaye piyasasına önemli likidite sağlamaktadır.
* Rehinli (ipotekli) sistem veya finansal kiralama sistemi şeklinde Meclis'e sunulan ve 36 maddeden oluşan yasanın 14 maddesi finansla ilgilidir; borç ve faiz yükü altına girenlerin yükümlülükleri ve paranın nasıl tahsil edilebileceğini düzenlemektedir.
* 36 madde arasında tüketiciye kolaylık sağlayan, tüketici güvencesini düzenleyen hükümler bulunmamaktadır.
* Sigorta kuruluşlarını güçlendirerek, finans kuruluşlarının güvencesini sağlamakta, ancak mesleki açıdan sorumluluk taşıyan mühendis ve mimarlara hiçbir güvence getirmemektedir.
* Bağımsız denetim sorumluluğunu, kamusal sorumluluğu bulunan TMMOB ve bağlı odalara değil, finans kuruluşlarının atadığı sorumlulara vermektedir.
* Halkın konut edinmesi için en minimal maliyetli sistem olan kooperatifçiliği ortadan kaldırmaktadır.

Evrensel Gazetesi


* * * * *

MORTGAGE GELSE DE FAKİRİN SEMTİNE UĞRAMAYACAK

Kira öder gibi ev sahibi olma hayali kuranların merakla beklediği Mortgage (ipotekli konut kredisi) Kanunu Meclis'te görüşülmeye başladı.

İpotekli konut kredisi sisteminin, 200 işkolunu besleyen inşaat sektörünü yüzde 10 büyüteceği tahmin ediliyor. Uzun süreli ödeme öngören sistemden daha çok, orta ve üst gelir seviyesine dahil kesimlerin fayadalanacağı belirtiliyor. Yeni bir dönemin ilk adımı olarak kabul edilen düzenleme, bankaların yanı sıra leasing ve tüketici finansman şirketlerinin de kredi vermesine imkan sağlayacak. Böylece rekabetin artması ve vatandaşın ödeme şartlarının daha da kolaylaştırılması bekleniyor. Ayrıca tüketici farklı ürün alternatifleri arasından kendisine uygun olanı seçebilecek, sabit faizli ödemenin yanı sıra faizlerde değişiklik de yapılabilecek. 5 yıldır ülke gündeminde tartışılan uygulama, toplumun büyük bir kesiminde, 'düşük taksit' ve 'uzun vadelerle' ev sahibi olma beklentisine yol açtı. Ancak uzmanlar, yeni sistemle ilgili toplumda oluşturulan 'Mortgage gelecek dertler bitecek' şeklindeki iyimser beklentinin doğru olmadığı görüşünde. 30-40 yıl vadeyle kira öder gibi ev sahibi olunması için yıllık faizlerin yüzde 6-8'e düşmesi gerektiği, bunun 3-4 yıllık sürede bile gerçekleşemeyeceği ileri sürülüyor. Dikkat çekilen bir diğer konu da, sistemin işlemesi için konut üretiminin artması gerektiği. Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Önder Halisdemir, son yıllarda kredilerdeki indirim üzerine vatandaşın konuta hücum ettiğini, bunun sonucunda ev fiyatlarının katlandığını hatırlatıyor: "Faizler sıfırlanıp vade 50 yıla çıksa da konut yapımında genişleme olmazsa kira öder gibi ev sahibi olmak hayal."

Türk Dil Kurumu'nun 'tutsat' olarak Türkçeleştirdiği ipotekli konut kredisi Mortgage, yaklaşık 5 yıldır kamuoyunda tartışılıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kanunun Meclis Genel Kurulu'nda görüşüleceğine dair açıklamaları sistemin bir kez daha masaya yatırılmasına sebep oldu. Maliye Bakanlığı'nın soğuk baktığı 'kredi faizinin vergi matrahından düşülmesini sağlayan teşvikin tasarıdan çıkarılıp çıkarılmayacağı' bu hafta belli olacak. Eğer vergi teşviki kanuna eklenirse 10 yıl vadeyle 100 bin YTL'lik kredi çeken bir kişinin ödeyeceği taksit miktarında 5 bin YTL'nin üzerinde bir düşme olacak.

Alt ve orta gelir grubundaki tüketicilerin sistemle ilgili en önemli beklentisi 20-30 yıl gibi uzun vadelerle kira öder gibi konut sahibi olup olamayacakları. Mortgage Flex İş Geliştirme Uzmanı Salih Abamor, 30 yıllık vadelerin, yıllık faiz oranlarının yüzde 6 ile 8 oranında değiştiği ülkeler için söz konusu olduğunu, Türkiye'nin bu seviyeye her şeyin yolunda gitmesi halinde 2010'lu yıllardan sonra gelebileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerindeki oynamada Merkez Bankası'nın belirlediği oranlar ile bankaların alacağı risk katsayısının etkili olacağına işaret eden Abamor, "Merkez Bankası faiz oranları yüzde 18'in üzerinde. 2004 yılından itibaren kredi verme yarışı içine giren bankalar geçen yıl mayıs ayında yaşanan dalgalanmanın ardından temkinli davranmaya başladı. Onlar da risk almak istemiyorlar." diyor. 'Mortgage gelecek, kredi faiz oranları hemen yüzde 1,5'ten 1'lere düşecek' şeklindeki beklentilere de katılmayan Abamor, "Ülkede ekonomik ve siyasi istikrar sürekli hale gelirse, bankalar, tüketici finansman ve leasing şirketleri arasında yaşanacak rekabet sonucu aylık yüzde 1'leri görebiliriz." değerlendirmesini yapıyor. Bir dönem Türkiye Bankalar Birliği Mortgage Çalışma Grubu başkanlığı da yapan Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Dr. Önder Halisdemir ise ipotekli konut kredisi sisteminde konut üretiminin önemine dikkat çekiyor. Tutsatın kanunlaşmasının önemli ve gerekli bir adım olduğunu ifade eden Halisdemir, sistemin altyapısının kurulması ve detay yönetmeliklerin çıkarılması için 5-6 aya ihtiyaç duyulacağı görüşünde. Halisdemir, TOKİ, KİPTAŞ gibi kamu kuruluşlarının yanı sıra özel şirketlerin de toplu konut üretiminde rol alması için uygun şartlarda arsa gibi gerekli imkanların sunulması gerektiğini vurguluyor.

2003'ten itibaren kredi faiz oranlarının düştüğünü; ancak konut fiyatlarının hızla yükseldiğini söyleyen Halisdemir, şöyle konuşuyor: "Faizlerin inmesi tüketiciye avantaj olarak yansımadı. Çünkü arz, talebi karşılayamadı. Kredi faiz oranları yüzde 2,5 seviyesindeyken, 100 bin YTL'lik konutu satın alacak tüketici aylık 3.300 yeni lira taksit ödüyordu. Faizler 1'e gerilediğinde aynı konutun değeri 200 bin yeni liraya çıktı. Aylık taksit de 3.900 yeni liraya yükseldi. Aynı durumun yaşanmaması için mortgage kanunu ile ilgili altyapı oluşturulurken konut üretimine de hız verilmesi gerekiyor." Halisdemir'e göre konut alım satımında yaşanan durgunlukta, geçmiş yıllarda bankaların faiz indirme yarışının önemli etkisi var. "Vatandaşta 2005'teki gibi aylık 1,07'lik faiz oranı beklentisi oluştu. Herkes rakamların bu seviyeye gelmesini bekliyor." diyen Halisdemir, bundan sonra bankaların kıran kırana değil de sindire sindire faiz indireceğini tahmin ediyor.

Dünya Gayrimenkul Enstitüsü (ULI) Türkiye İcra Komite Üyesi Haluk Sur ise kapıda bekleyen yabancı fonların kanunun çıkmasıyla Türkiye'ye giriş yapacağı ve bu durumun piyasayı canlandıracağı görüşünde. 200 işkolunu besleyen inşaat sektörünün büyüyeceğini, ekonominin pozitif etkileneceğini ifade eden Sur, bu gelişmelerin bir gecede olmasının beklenmemesi gerektiğini kaydediyor. Yabancı fonların TOKİ'nin projelerini de sübvanse edebileceği, bu durumun alt ve orta gelir grubuna yönelik konutların sayısını artıracağına işaret eden Sur, faiz oranlarının önümüzdeki süreçte belirleyici rol oynayacağını vurguluyor. İnşaatçılar da tutsatın kısa vadede konut fiyatlarını artıracağı görüşünde. Avrupa Konutları Pazarlama Direktörü Ediz Giray, 2004'te olduğu gibi piyasalarda oluşan havayla konut fiyatlarının yıl sonuna kadar yüzde 15-20 artacağını belirtiyor. Alt ve orta gelir grubunun kanundan kısa vadede olumlu etkilenmeyeceğini savunan Giray, "Bizim gibi orta ve üst gelir grubu için konut üretenlerin kanun çıktıktan sonra fakirler için konut üretmesi beklenmemeli. Bu konuda açığı kapatacak olan TOKİ gibi kuruluşlardır." diyor.

HERKES BEKLEMEDE, SATIŞLAR DURDU
Yenibosna'da uzun süredir inşaat işleriyle uğraşan İsmail Türk de, bazı bölgelerde gerileyen konut fiyatlarının tutsat ile yükseleceğini umuyor. Kendisinin ve inşaat yapan arkadaşlarının 'Mortgage gelecek, faizler düşecek, biz de konut satacağız' beklentisi içinde olduğunu söyleyen Türk, "1 yıldır satılmayan dairelerim var. Vatandaş faizler düşecek diye almıyor. Umudumuz mortgage. Bir an önce çıkarsınlar da biz de rahatlayalım." diyor. İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Başkan Vekili Tahir Tellioğlu da sektörü canlandıracak tutsat sayesinde müteahhitlik mesleğine 'belli bir disiplin, güvenilirlilik ve kalite standardı geleceğini' ifade ediyor.

FAİZ ORANLARI MÜŞTERİNİN DURUMUNA GÖRE TESPİT EDİLECEK
Tutsat sisteminin mevcut konut kredilerine göre en önemli farkı, tüketiciden daha detaylı bilgiler istenmesi. Bankalar kredi seçeneklerini hazırlarken müşteride gördüğü riske göre hareket edecek. Kişi kredi alacağı evde oturacaksa daha düşük bir risk grubunda, yatırım için alacaksa yüksek risk grubunda değerlendirilecek. Riskler müşteriye sunulacak kredi faiz oranı ve ödeme tablolarında belirleyici rol oynayacak. Tutsat sisteminde kişinin kredi kartı, kira ve diğer kredilerden kaynaklanan borçluluk oranının yanı sıra, mevduat ve sahip olduğu taşınmaz gibi belgeleyebildiği birikimler, yaş, medeni durum ve emeklilik yaşı gibi demografik bilgileri de incelenecek. Eğer mevduat gibi birikimi yok ise müşterinin kredi alması zor olabilecek veya mortgage sigortası, peşin ödenecek komisyonların yüksek tutulması ve görece yüksek faiz oranları ile bankalar risklerini minimize edecek. Bunun yanında evin taşıdığı riskler de bir faktör olacak. Bu noktada deprem, sel gibi afetler açısından riskli bir bölgede yer alıyorsa belirli sigorta mecburiyetleri getirilecek veya daha fiyatlı ürünler sunulacak. Bankaların kullandırdıkları krediler ikincil piyasada tahvil, hisse senedi gibi menkul kıymet haline getirilip yerli ve yabancı yatırımcılara sunulacak. İkincil piyasada oluşacak fon birikimi tüketiciyle kredi verilen kuruluşunun bulunduğu birincil piyasanın canlanmasını sağlayacak. Mortgage sisteminde evin değerinin yüzde 75'i kredilendirilecek. Tüketicinin, geri kalan yüzde 25'lik kısmı peşin olarak ödemesi gerekiyor.

* * * * *

8 SORUDA MORTGAGE (TUTSAT)

1- Müşteri işsiz kaldı, kredi ödeme cetvelinde aksaklık yaşandı? Ne olacak?

90 günlük gecikme faizli sürenin ardından kredi veren kuruluşların icra takip hakkı var. Ancak hemen icraya gitmek yerine tüketiciye ödeme cetveliyle ilgili farklı alternatifler sunabilir. İcra yolu takip edilirse ev satılıp tüketicinin o döneme kadar ödediği para iade edilecek.


2- 30 yıllık krediye imza atan bir kişi onuncu yılda hayatını kaybetti. Bu durumda mirasçıları ödemeye devam etmek istemezse ne yapılacak?

Mirasçılar ödemeye devam etmek istemezlerse konut banka tarafından satılacak. Ölen kişinin ödediği para mirasçılarına verilecek. Hayat sigortası, kredi kullanan kişinin vefat ya da maluliyet durumunda kalan tüm kredi borcunun sigorta şirketinden tahsilini sağlıyor.

3- Eski ve bitmemiş konutlar için sistem uygulanacak mı? Eski konutlarla ilgili herhangi bir şart getirilecek mi?

Eski ve bitmemiş konutlara da tutsat kredisi verilecek. Ancak kat mülkiyeti ve ruhsat gibi sorunlarının olmaması gerekiyor.

4- Anapara ve faiz dışında kredi alırken tüketicinin ne gibi maliyetleri olacak?

Müşterilerin özelliklerine göre çok değişken fiyat politikaları olacak. Kredi veren kuruluşlar bu durumu göz önüne alarak başvuru sırasındaki komisyon ücretlerini düşük ya da yüksek tutabilecek. Mevcut konut kredilerinde olduğu gibi belli bir sigorta (hayat, mortgage sigortası-PMI, tapu sigortası vb.) maliyeti olacak. Başka bir krediden faydalanmak için mevcut kredi hesabı kapatılmak istendiğinde Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ödenmeyecek. Bunlar dışında ekspertiz ücreti gibi belirli maliyetler olacak.

5- Sistemle birlikte yürürlüğe girecek değişken faiz uygulanması hakkında bilgi verebilir misiniz?

Değişken faizli sistemde kişinin ödediği aylık taksit miktarı yıllar geçtikçe değişebilecek. Tüketicinin ve kredi veren kuruluşun haklarının korunması adına TEFE, TÜFE gibi alt ve üst limitler belirlenecek. Örneğin iki yıl sabit ödemeden sonra taksit miktarlarında endeks dikkate alınarak ayarlamalar yapılacak.

6- Ayda 900 YTL maaş alan bir memur sistemden faydalanabilir mi?

Kira öder gibi uzun vadeli konut sahibi olmak için ülkede kredi faiz oranlarının aylık yüzde 0,5 yıllık yüzde 6-8 seviyelerine gelmesi gerekiyor. Her şey iyi giderse bu faiz oranlarının 2010 yılından sonra görülebileceği belirtiliyor. Bu da 900 YTL maaşlı birinin konut sahibi olmasına imkan sağlayacak.

7- Kişinin aylık geliri kredi veren kuruluşlarca dikkate alınacak mı?

Kredi talep edenlerin belirli bir gelir seviyesine sahip olması gerekiyor. Amerika'da aylık taksit miktarının kişinin gelirinin yüzde 30'u seviyesinde olması isteniyor. Türkiye'de de taksit miktarları belirlenirken aylık gelirin yüzde 30'u seviyesinde olmasına dikkat edileceği belirtiliyor.

8- Tutsat hangi meslekleri ortaya çıkaracak?

Konutların fiyat tespitini yapan değerlendirme uzmanlarının sayısı artacak. Ayrıca aracı denilen brokerler oluşacak. Bayi ağı geniş olan emlak şirketleri broker gibi çalışacak. Sistemin istihdama katkısı olacak.

Konut üretimi artmazsa fayda getirmez Kira öder gibi taksitle ev sahibi olma imkanı getiren mortgage için geri sayım başladı. Ancak bankacılar sistemin dar gelirlilere umut olarak sunulmasına tepki gösteriyor: "Faizler sıfırlansa, vade 50 yıla çıksa da konut yapımında genişleme olmazsa söylenilenler hayal."

Zaman Gazetesi


* * * * *

MORTGAGE'LA İLGİLİ SORULARA YANITLAR

Milliyet'in mortgage hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmek için oluşturduğu Mortgage Danışma Kurulu'na gelen sorular, bu konuda vatandaşın kafasının ne kadar karışık olduğunu ortaya koydu. İlk telaffuz edilmeye başlandığı günlerde mortgage'ı 'kira öder gibi ev sahibi olma' formülü olarak tanıtan hükümet, sistemli bir kamuoyu bilinçlendirme çalışması da yapmadı. Mortgage'ın oldukça karmaşık, spekülasyona çok açık bir konu olması, verilen demeçlerin ve yapılan haberlerin iddialı başlıklarla ortaya konması, tam bir bilgi kirliliğine yol açtı. İşte Milliyet, Milliyet Emlak ve emlak.milliyet.com.tr'nin ortaklaşa oluşturduğu Mortgage Danışma Kurulu'na gelen sorular ve cevapları:

Mortgage'ta evlerin peşinatı ve aylık ödemeleri nasıl olacak? Evler kaç metrekare olacak?
Mortgage, ucuz evler yapılıp vatandaşa dağıtılmasını ya da satılmasını sağlayan bir sistem değil! Bu sistem, serbest piyasa koşullarında alınacak ev için ipoteği karşılığında kredi verilmesini ve bu ipoteklerin hisse senedi gibi değerli kâğıtlara dönüştürülerek alınıp satılmasını sağlayan bir yasal düzenleme. Yani mortgage, devletin ya da bir kurumun yapacağı konutlar için değil, belirli kriterlere uyan tüm konutlar için geçerli olacak. Alacağı konutun yüzde 25'lik peşinatını hemen ödeyip, belirlediği vade süresince (10 yıl, 15 yıl gibi) aylık taksit ödemelerini yapabileceğini ispatlayan herkes bu sistemden yararlanabilir. Evin metrekaresini veya niteliğini de alım gücünüz ve ihtiyaçlarınız belirleyecek.

Mortgage banka mıdır?
Mortgage, bugün uygulanan konut kredisi sistemini kendi kaynağını kendisi yaratır hale getirerek daha uzun vadelerde ve daha düşük faiz oranları ile kredi verilmesini sağlayan bir sistemdir. Sistem devreye girdiği zaman bankalar ve kanunla kurulmasına imkân tanınan mortgage kuruluşları bugün olduğu gibi kredi verecekler.

Ev sahibi olanlar da mortgage'tan yararlanabilecekler mi?
Evet, ev sahibi olanlar da mortgage kredisi kullanabilir. Üstelik birkaç kez mortgage kredisi kullanmanın önünde bir engel yok.

Mortgage'ta faiz yok mu, peşinat var mı, bu sistemle nasıl ev sahibi nasıl olunacak?
Mortgage kredilerinde dönemin piyasa şartlarının belirlediği oranlarda faiz uygulaması yapılacak. Evin bedelinin en az yüzde 25'ini peşin ödemek şart. Temel olarak bu gün konut kredi sistemiyle nasıl ev sahibi olunuyorsa mortgage'la da öyle ev sahibi olunacak.

Bu sistemden yatırımcıların değil de gerçekten ihtiyaç sahiplerinin yararlanmasını sağlayacak koşullar olacak mı ?
Mortgage sisteminin orta ve alt gelir gruplarını kapsaması hem bizim, hem vatandaşın, hem konut üreticisinin, hem hükümetin yani herkesin temennisi. Bu da kredi faizlerinin düşmesi ile olabilecek. Kredi faizlerinin düşmesi ise ikincil piyasaların iyi işlemesi ve ülkede ekonomik istikrarın olması gibi etkenlere bağlı. Sistemin 10 ile 20 yıl içinde kademeli olarak orta ve alt gelir gruplarını da içine alması bekleniyor. Sisteme ne kadar çok kişi dahil olursa, gerçek ihtiyaç sahibinin mortgage kullanması o kadar kolaylaşacak.

Mortgage'a yazlık konutlar ile müstakil konutlar da dahil olacak mı?
Mortgage tamamlanmış ve yapımı devam eden tüm konutları kapsayacak. Daire, villa, yazlık gibi tüm konutlar bu kapsamda olacak.

Mortgage kullandırılacak konutlar için önkoşul tapu ve iskân. Ancak Türkiye'de birçok mülkün iskânı ve hatta tapusu yok. Bu yasadan önce bir af çıkacak mı?
Mortgage bir imar affını öngörmüyor. Hatta mortgage'ın uzun vadede göstermesi beklenen etkilerinden biri de niteliksiz ve kanun dışı konutları alınıp satılamaz hale getirmesi ve böylece kentlerin dönüşümüne yardımcı olmasıdır. Bu yüzden böyle bir af beklemeyin.

Ben 10 yıl vadeli ev almak istiyorum. 5 yıl sonra devalüasyon olursa beni etkiler mi?
5 yıl sonra bir devalüasyon olursa hepimizin hayatının çok etkileneceği kesin. Mortgage'ta hem değişken hem de sabit faiz uygulaması seçeneği olacak. Eğer bir devalüasyon endişesi duyuyorsanız sabit faiz oranları ile kredi alabilirsiniz. Bu durumda faiz oranları zaman içinde yükselse de düşse de siz baştan belirlenen sabit taksit miktarını aynı şekilde ödemeye devam edersiniz.

Esra ÖZSÜMER


* * * * *


MORTGAGE'LA TÜKETİCİ DEĞİL BANKALAR GÜLER
Mortgage veya Türk Dil Kurumu'nun ifadesiyle "Tut-sat" yani İpotekli Konut Finansmanı Yasası önceki gün Meclis'te kabul edildi. Faiz ödemesinin gelir vergisi matrahından düşürülmesi olanağının yer almadığı Yasa, "Kira öder gibi ev sahibi" olma hayali kuran tüketicilere yeni bir olanak sunmuyor. Aksine bugün kredisini erken kapatmak isteyen tüketici herhangi bir ceza ödemeden kapatma imkanına sahipken, yeni yasayla yüzde 2 erken kapama komisyonu ödemekle yükümlü kılınıyor.

Bunun yanı sıra yeni yasa bankalara değişken faizli kredi kullandırma olanağı veriyor. Özellikle sabit gelirli tüketiciler açısından çok fazla anlamı olmayan değişken faizli kredi, daha çok bankalar risklerini tüketicilere yansıtabilmelerinin önünü açıyor. Değişken faizli kredilerin Türkiye'de çok fazla tercih edilmediğini belirten uzmanlar, değişken faizin kabul görmesinin 3-5 yıl alabileceğinin altını çiziyor. Sistemin tüketicilere bir fayda sağlayabilmesi için faizlerin yüzde 1'lerin altına düşmesi lazım. Bunun da beklentilerin aksine yasayla bir ilgisi yok. Bankacılar, kamuoyunda "yasa çıkacak faiz düşecek" gibi yanlış bir algılamanın olduğunu faizlerin yasayla bir ilgisinin olmadığını, enflasyon ve Merkez Bankası politikalarına bağlı olarak faizlerin düşebileceğini belirtti. Bankacılara göre, global likiditede bir sorun yaşanmadığı, içeride ise seçimler nedeniyle bir riskin yaşanmaması gibi iyimser senaryonun hakim olacağı bir ortamda dahi faizlerin ancak gelecek yıl ciddi oranlarda düşecek.
Yasa esas itibarıyla krediyi veren banka ve finans kuruluşlarının fonlama imkanlarını artırıyor. Ayrıca yasa ile getirilen değişken faiz, erken kapatmalarda yüzde 2 ceza gibi olanaklarla bankaların riskleri düşürülüyor.

DEĞİŞKEN FAİZİN KABULÜ 3-5 YIL ALIR
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil, yasanın çıkarılmasının faydalı olduğunu ancak sistemin kısa vadede tüketicilere bir takım imkanlar sunacağını düşünmediğini söyledi. Erbil, "Vergi istisnası kaldırıldı. Öte yandan konut kredilerinde vade anlamında bir problem yoktu ve bu yasa ayrıca bir cazibe getirmiyor. Bunun yanı sıra kanun çıkacak faiz düşecek gibi yanlış bir beklenti var. Öyle bir dünya kısa vadede görünmüyor. Çünkü piyasanın faizleri, memleketteki reel faiz, enflasyon beklentisi belli. Bir istikrar sağlanır enflasyona paralel reel faiz düşerse bu iş vatandaş için daha cazip hale gelecek. Ancak bu yasa hemen bugünden yarına faizleri düşürmeyecek" dedi.

Değişken faizli mortgage kredilerinin kabul görmesinin 3-5 yıl alacağını belirten Erbil, "Vatandaş cebinden kaç para çıkacağına bakıyor. Türkiye'nin 10-15 yıl önce verilen endeksli krediler vardı. Bunlardan vatandaşın ağzı yandı. Dolayısıyla enflasyon gibi birtakım şeylere endeksli kredilerin kabul görmesi zaman alacak" diye konuştu. "Kira öder gibi ev sahibi olunacak" vatandaşın bu sloganla yanlış bilgilendirildiğini belirten Erbil, sadece bu varsayımdan hareket edilerek yasanın ölü doğduğu yorumlarının yapıldığını, bunun doğru olmadığını belirtti.
Sistemin finansal oyuncular anlamında ciddi düzenlemeler getirdiğini vurgulayan Erbil, yasayla birlikte gayrimenkul sektörünün kendine bir takım çeki düzen vereceğini ifade etti. Erbil, "Bankalara seküritize etme, bir takım sermaye piyasası enstrümanları çıkarma kapısını açtı. Ancak bankalar bugünden yarına ellerindeki stokları seküritize edemezler. Çünkü verilen kredilerin çoğu yüzde 1'ler civarında verilmişti. Faizlerin yüzde 19 olduğu bir ortamda yüzde 14-15 getirili kağıtların kimse yüzüne bakmaz. Dolayısıyla bu noktada da bir adım oluşturmayacak. Ancak kapının açılmış olması önemli" dedi.

FAİZLER YASAYLA DÜŞMEZ
Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Varol Civil ise, konut finansmanı sistemiyle ilgili yasanın çıkmasıyla faizlerin düşmesini beklemenin doğru olmadığını bildirdi. Konut kredilerinde büyük bir potansiyelin bulunduğu Türkiye'de bu yasal düzenlemenin etkisinin mutlaka görüleceğini belirten Civil, "Ama yasanın çıkmasıyla faizlerin düşmesini beklemek doğru değil. Çünkü faizlerin düşmesinin yasa ile birebir bir ilişkisi yok. Birtakım pazarlama ve reklam amaçlı faizlerde belki böyle bir şey olabilir, ama ciddi bir faiz düşüşü beklemek şu an için bence çok gerçekçi bir bekleyiş olmaz. Faizlerin düşmesinin esas temel nedenleri, Merkez Bankasının politikalarıyla ilgili. Merkez Bankası, kendi enflasyon hedeflemesi açısından uygun gördüğü anda faizleri düşürdüğünde ancak bu kredilerinin faizlerinde düşüş görebiliriz" dedi. Genel olarak kredi kullananlara, her zaman gelirleriyle doğru orantılı olarak borçlanmaları tavsiyesinde bulunan Civil, "Gelir, tasarruf edebilecek tutar dikkate alınmadan yapılan borçlanmanın sonu hüsrandır. Bu, ev kredilerinde daha önemli. Çünkü 10 yıllık bir periyottan bahsediliyor. Dolayısıyla çok iyi düşünülmesi gerekir" diye konuştu.

TÜKETİCİ AÇISINDAN BİR YENİLİK YOK
Dar gelirli insanların bir anda ev sahibi olabileceği yönünde abartılı bir beklenti yaratıldığına dikkat çeken Eski Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Dinçer Alpman, bu anlamda Mortgage Yasası'nın hiçbir faydasının olmayacağını söyledi. Alpman, "Dar gelirli insanların bu sistemden yararlanabilmesi için faizlerin aylık yüzde 1'in çok altına inmesi lazım. Aksi taktirde insanların ortalama gelirleri göz önünde bulundurulduğunda aylık 2-3 bin YTL taksit ödemesi mümkün değil. Şu anda sadece orta ve üst gelir seviyesindeki insanlara yarar. Zaten bankalar bu insanlara uygun vadede konut kredisi veriyorlar. Bugün herhangi bir bankaya gittiğinizde anında 15 yıllık kredi veriyor. Hatta konutun tutarının yüzde 100'üne kredi kullandırılmasının yanı sıra, emlakçı komisyonunu dahi dahil eden banka var" dedi. Yasa'nın bankalara getirdiği bazı avantajların olduğuna dikkat çeken Alpman, "Bankalar bu ipotekli konutları havuz oluşturarak kağıt çıkarabilirler. İkincisi bu gayrimenkulleri paraya çevirmede kanunlarda değişiklik yapılıyor. Bugün ipotekli bir konutu 2.5-3 yıl içerisinde ancak paraya çevrilebilirken, bu kanunla yapılan değişiklikler bunun hemen paraya çevrilmesini mümkün hale getirdi. Dolayısıyla bankaların tahsilat hızını artırıyor. Bunun yanı sıra değişken faizli kredi olanağı ve erken kapatmada yüzde 2 ceza getiriliyor. Dolayısıyla sistem bankalara bir takım faydalar getiriyor" diye konuştu. Bugün bankaların kullandırdığı dövize endeksli kredilerin biranlamda değişken faizli olduğunu ancak tercih edilmediğini belirten Alpman, sabit gelirli tüketicilerin değişken faizi tercih edeceklerini pek sanmadığını söyledi.

POTANSİYEL İŞTAH KABARTIYOR
Mayıs-haziran dalgalanmasına kadar hızlı bir artışın gözlendiği konut kredileri hala dünya ortalamalarının çok gerisinde. 2006 yılı sonu itibariyle Türkiye'de kullandırılan konut kredilerinin Gayri Safi Milli Hasıla'ya (GSMH) oranı yüzde 3'lere yükseldi. Ancak son yıllardaki artışa rağmen bu oran diğer bir çok ülkeye göre oldukça düşük seviyede. Konut kredilerinin GSMH'ye oranı 2005 yılı itibariyle Hollanda'da yüzde 97,1, Danimarka'da yüzde 94,0, ABD'de yüzde 65, Portekiz'de 53,9, Almanya'da yüzde 51,7, Kanada'da ise yüzde 40 civarında. Sözkonusu oranlar 2005 yılı sonu itibariyle Yunanistan'da yüzde 25,1, Malezya'da yüzde 22, Şili'de yüzde 17, Meksika'da yüzde 11,5, Macaristan'da 9,6, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 6,1, Polonya'da yüzde 6. En yakın ülkenin oranı bile Türkiye'nin iki katından fazla olduğu gözönünde bulundurulduğunda konut kredisi piyasasının ne kadar sığ olduğu görülüyor.

YASA NE GETİRİYOR
* Uzun vadeli taksitlerle ev sahibi olma koşulları düzenleniyor.
* İstenilen her ev alınamayacak. Deprem yönetmeliğine uygun yapılmış ve iskan alınmış konutlar mortgage sistemi için uygun olacak.
* Kredi verenlerin müteahhitlerle birlikte düzenledikleri kampanyalarda evin teslim edilmemesi ve evdeki ayıplar karşısında tüketiciye karşı müteahhit ile birlikte olan sorumluluğu, teslim tarihinden itibaren 1 yıl ve verdiği kredi miktarı ile sınırlı olacak.
* Halen konut kredilerinden yapılan Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) kesintisi olmayacak.
* Tüketici kredi kullanırken, sabit veya değişken faizi tercih edebilecek.
* Borcunu erken kapatmak isteyene ana para üzerinden yüzde 2 oranında erken kapatma cezası uygulanacak.
* Banka, 2 ay kredi taksitini ödeyemeyenin evini satma hakkına sahip olacak.
* Kendi arsasına konut yapacak olanlar da sistemden yararlanabilecek.
* Mevcut konut kredilerinden yararlananlar, yasa çıktıktan sonra 3 ay içinde itiraz etmezlerse mortgage sistemine dahil edilecekler.
* Konut kredisi alan kişilerin hayat sigortası yaptırması zorunlu tutulacak.
* Kredi alan kişilerin vefat etmesi durumunda vefat edenin yakınları sisteme devam etmek zorunda olmayacak.

Referans / Kenan Şanlı

* * * * *


EV ALAN ÖNÜNÜ GÖREMEZSE MORTGAGE SAĞLIKLI İŞLEMEZ

Alman Eurohypo Bank'ın CEO'su Bernd Knobloch, Mortgage'in başarısı için enflasyonun düşmesi gerektiğini vurgularken, sistemin sağlıklı işlemesinin ev alanların önünü görmesine bağlı olduğunu kaydetti. Knobloch, "Mortgage'in tutması ancak faiz düşüşü ile mümkün. Enflasyon düşmeden faizler düşmez. İnsanlar sabit faizle konut alırsa sistem gelişir. İnsanlar sadece ilk yıl değil dördüncü veya daha sonraki yıllarda ne ödeyeceğini bilmeli" dedi. Almanya'nın en büyük bankalarından biri olan Commerzbank'ın iştiraklerinden Eurohypo Bank'ın CEO'su Bernd Knobloch, mortage sisteminin gelişmesi ve büyümesi için en önemli şartlardan birinin konut alacak kişilerin önlerini görebilmesi olduğuna dikkat çekerek; uzun vadeli konut finansmanı sabit faiz oranları ile yapıldığında başarılı olur. Konut sahipleri için önemli olan sadece birinci yıl ne ödeyecekleri değil dördüncü yılda ne ödeyeceklerini bilmektir" dedi.

FAİZLER DÜŞMELİ

YASED tarfından düzenlenen "Fırsatlar Ülkesi Türkiye" konferansına katıldıktan sonra bir grup gazeteci ile biraraya gelen Eurohypo Bankın CEO'su Bernd Knobloch, Türk pazarının ilk yıl beklentilerinin üstünde bir performans gösterdiğini söyledi. Knobloch, konut finansman piyasasının sağlıklı işlemesi için enflasyon ve dolayısıyla faizlerin düşmesi gerektiğinin altını çizerken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye'yi daha yüksek notlarla değerlendirmeleri gerektiğini belirtti. Knobloch, ekonominin çok iyi performans göstermesine karşın faizlerin ve enflasyonun yüksek seviyelerde bulunduğunu hatırlattı.

MORTGAGE'İN TUTMA KOŞULU

Almanya'da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 40'ı seviyelerinde bulunan mortgage kredilerinin Türkiye'de sadece yüzde 2-3 civarında olduğunu aktaran Knobloch, şunları söyledi: "Mortgage, GSYİH beklenen gelişmenin olması için tetikleyici olacak. Bu da doğrudan refahı getirecek. Bu nedenle enflasyonun düşmesi lazım. Mortgage'ın tutması ancak faiz düşüşü ile mümkün. O zaman konut sahipleri uzun vadeli finansman olanaklarından yararlanabilecek. Bu sabit faizli oranlarla yapıldığında başarılı olur. Bu sayede konut sahipleri gelecekte kendilerine düşecek maliyetleri daha kolay hesaplar ve piyasa dalgalanmalarından etkilenmez."

TÜKETİCİ ÖNÜNÜ GÖREBİLMELİ

Mortgage düzenlemelerinin ekonomik ortamı düzeltmek için yapılamayacağını ifade eden Knobloch, önce yasal ortamın hazırlanması gerektiğini kaydetti. Knobloch, bunu başarılı kılmak için hükümetin enflasyonu düşürmeye odaklanması gerektiğine vurgu yaparak şöyle devam etti: "Enflasyon düşmeden faizler düşmez. Alman bankacılık sektöründe elde ettiğimiz deneyim ile söylüyorum, konut sahibi için en önemli noktalardan biri sadece birinci yıl değil dördüncü veya daha sonraki yıllarda ne ödeyeceğini bilmektir. Bu Türk bankaları açısından zorluk yaratabilir. Ancak biz başarının bundan geçtiğine inanıyoruz."

TÜRKİYE'DE 1.5 MİLYAR EURO'LUK İŞ YAPARIZ

Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunda attığı adımların çok önemli olduğunu ve güven artışının yabancı sermaye girişini üç kat artırdığını belirten Knobloch, kendilerinin bakışlarının çok pozitif olduğunu aktardı. 15 ay önce girdikleri Türk pazarında yaklaşık 600 milyon Euro yatırım yaptıklarını söyleyen Knobloch, bu rakamın toplam işlem hacimlerinin sadece yüzde 2'si kadar olduğunu kaydetti. 2007 yılında toplam hacimlerinin 1.5 milyar Euro'ya çıkabileceğini bildiren Knobloch, "stratejilerimizden biri de belli bir ortam yaratarak diğer bankaları da buraya getirmek. Biz taahhütleri yapacağız diğer bankalara sendikasyon ortaklıkları önereceğiz. Bunu da diğer Alman ve Avrupalı bankalarla yapıyoruz" diye konuştu.

YATIRIMLARDA HAYAL KIRIKLIĞI YARATILMAMALI

Bernd Knobloch, "Başbakan'ın yatırımcılarla böylesine ilgilendiği bir başka ülke görmedim" derken, kendisine yabancı yatırım çekmek isteyen pek çok ülkede başbakan ve bakanlarla görüştüklerini hatırlattığı konuşmasında; şunları söyledi: "Türkiye yabancı sermayeyi kendisine çekmeye odaklandığı için bu ilgi burada daha fazla. Başka ülkelerde de hükümetlerin sanayicilerle görüşme konusunda istekli olduğunu gördük. Başbakan'ın şahsen bizimle uzun vakit geçirmesi takdirle karşılandı. Kendisi de bizden direkt bilgi almış oldu. Bu pozitif ortam ve güven oluşturur. Önemli olan bakanlarla başbakanlarla görüşmek değil. Biz başka yerlerde de görüşüyoruz. Ama bir başbakanın tüm gününü bize ayırması ender görülen bir şey. Yatırımcılar için güven olgusunun önemli olduğunu da vurgulayan Knobloch, sözlerine şöyle devam etti: "Yatırımcılar hayal kırıklığına uğratılmamalı. Yabancı yatırımcıları buraya çekmek için başlatılan hamleler devam ettirilmeli. Bir ülkede süreklilik ve güven ortamı çok önemli. Bugünkü hükümet yabancılar için cazibe unsurları yarattı. Seçimler beraberinde bir ölçüde belirsizlik de getirir. Eğer insanlar güven duymaya devam ederse seçimlerden sonra daha fazla yatırım gelir. Ekonomik yaratan siyasi ortamdır."

BİZ GELDİYSEK POTANSİYEL VARDIR

100 milyar Euro'luk gayrimenkul aktifi ile dünyanın en büyük gayrimenkul finansman bankası olduklarını hatırlatan Bernd Knobloch, şöyle konuştu: Yatırımcılarımızla yeni gelişmekte olan ülkelerde buluşuyoruz. Bizim olduğumuz her yerde yatırımcıların yoğun ilgisinin olduğunu söyleyebilirim. Olumlu gelişmeler gördüğümüz pazara gireriz. 2000 yılında Türkiye bu gruba girmiyordu. Biz geldiğimize göre, bu pazarda iyi şeyler oluyor. 24 ülkede yerel temsilciliklerimiz var. Rusya, Türkiye ve Ukrayna bölgesi ilginç pazarlar. Bunlar, yatırımcıların büyük kar bekledikleri alanlar." Knobloch, gayrimenkul piyasalarına doğrudan ve dolaylı yatırımların arttığını, artık hedge fonların ve emeklilik fonlarının bu pazarlara yatırım yaptığına dikkat çekti. İş modellerini, gelişmekte olan piyasaları erken safhada araştırarak nasıl işlediğini anlamak ve piyasaya ilk olmasa bile en doğru zamanda giren banka olarak kurduklarını anlatan Knobloch, "Rusya'ya giden ilk Alman bankalarından biri olduk. Bu Türkiye için de geçerli" dedi. Hindistan, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'da Brezilya ve Meksika ile ilgilendiklerini söyleyen Knobloch, süren belirsizlikler nedeniyle Çin pazarına girmekte çekindiklerini anlattı.

İKİ YIL ÖNCE ALİ BABACAN'A İNANMAMIŞTIM

Eurohypo'nun CEO'su Bernd Knobloch, Türkiye'nin büyük bir değişim sürecinin içinden geçtiğini belirterek bütçe açığındaki gerilemeye dikkat çekti. İki yıl önce Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın bir toplantıda bütçe açığını GSYİH'nın yüzde 3'ünün altına indireceklerini söylediğini ama kendisinin buna inanmadığını itiraf eden Bernd Knobloch, "İnanmadım ama söyledikleri sanki gerçekleşmiş gibi görünüyor. Bu gelişmeleri kredi derecelendirme kuruluşları da görecek ve buna göre değerlendirme yapacaklardır" dedi. Knobloch, Türkiye'nin notunun ne zaman yükseleceğini bilemese de bunun Türkiye'nin işine çok yarayacağını vurguladı.

Hürriyet / Hayri ÇETİNKAYA

Haberler Ana Sayfa
Mesaj
Mesaj Panosu - Yorumlar
TASCI
Valör Emlak Ltd.

Bahçeşehir'de, Boğazköy'de, Bizimkent Emlak Bankası konutlarında, Ardıçlievler, Esenkent'de, Hadımköy'de, Kıraç'ta, Beylikdüzü Bizimkent'de, Çatalca'da, Silivri'de, Çorlu'da
Satılık, kiralık, villa, lojistik, sanayi, ticari imarlı arsa, emlak pazarlama hizmetleri...

TAŞCI EMLAK

0532.455 6575
0555.222 5555

Portföyümüz için tıklayın

Uydu TV Frekansları
BADER
BaderLogo
Bahçeşehir'liler Derneği

Bahçeşehir
Ana Sayfa    Bahçeşehir Nerede?    Bahçeşehir Rehberi    Bahçeşehir Tarihi    Boğazköy
Google
www.bogazkoy.com www.ArsaBank.com EmlakPortfoyu
Türkiye'nin Arsa Emlak Sitesi
Bahçeşehir Emlak Toplu Konut Bölgesi, Boğazköy, Esenkent, Şelale Evleri, Ardıçlı Göl Evler, Ispartakule
www.BahcesehirGazetesi.com © Tüm Hakları Mahfuzdur. Donatım Ajans